1. enerjiregülasyon
  2. Tüm yazılar
  3. Regülasyon Hukuku

Kripto Düzenlemesi Hayata Geçiyor: Yeni Düzenleme TBMM’de!

Yazarlar: İlker Fatih KIL, Armanç Canbeyli, Furkan Kaya · 13 Haziran 2024 · 11 dk okuma

Bu yazı 13 Haziran 2024 tarihinde yayımlanmıştır. Yayım tarihinden sonra mevzuatta değişiklik olmuş olabilir; güncel durum için ilgili düzenlemeleri ve kurum kararlarını kontrol ediniz.

Laszlo Hanyecz 22 Mayıs 2010 tarihinde 10.000 Bitcoin karşılığında iki adet pizza satın aldığında, kripto varlıkların ekonomideki yeri herkes için merak konusuydu. Bitcoin ile yapılan ilk alışveriş olarak tarihe geçen bu olay, her yıl 22 Mayıs’ta “Pizza Günü” olarak kutlanıyor.

Takip eden yıllarda Bitcoin hatırı sayılır bir değer artışı yaşadı, fakat üzerindeki sis perdesi hala dağılmadı. Blok zincir teknolojisinin gelişmesi ile birlikte yaygınlaşan kripto varlıklar, günümüzde geniş kitleler tarafından kullanılıyor. Hatta yakın zamanda kripto varlıkların en popülerleri olan Bitcoin ve Ethereum’un tarihlerindeki en yüksek değerlere ulaştığına şahit olduk.

Finans sektöründe yaygın kullanılan tüm araçlar gibi, kripto varlıklar da düzenleyici kurumların ilgisini çekiyor. ABD Menkul Kıymetler ve Borsalar Komisyonu’nun (Securities and Exchange Commission – “SEC”) Ripple ile süregelen hukuk mücadelesi, El Salvador’un Bitcoin’i yasal para birimi olarak kabulü ve dahi ülkemizde de Merkez Bankası ve MASAK tarafından yayımlanan bazı regülasyonlar bu ilginin varlığına işaret eden bazı gelişmelerden. Kuşkusuz bu düzenleme çabalarında FTX, Thodex gibi yaşanan bazı skandalların da yeri var.

Elbette ülkemizde bu düzenleyici ilgi yalnızca ikincil düzenlemeler ile sınırlı kalmadı ve kripto varlıklar kanun koyucunun da ilgisine mazhar oldu. 2021 yılında bir kanun taslağı TBMM’nin gündemine taşınmış ancak uzunca bir süre bu konuda bir gelişme olmamıştı; 2024 yılı itibarıyla ise Kripto Varlık Kanunu Taslağının çalışmaları yeniden hareketlendi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de işaret ettiği 1, Sermaye Piyasası Kanunu’na kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler getirilmesini öngören Kripto Varlık Kanun Taslağı TBMM gündemine taşındı. Şimşek’in açıklamasına göre düzenlemenin amacı “bu alanı daha güvenli hale getirmek ve ortaya çıkabilecek riskleri bertaraf etmek”. Bu noktadaki çabaların Türkiye’nin FATF’in gri listesinden çıkma çabasının da bir sonucu olduğunu söyleyebiliriz. Mayıs ayının başında FATF’in Türkiye’ye yaptığı ziyaretin 2 bu konudaki düzenleme çabalarını hızlandıracağı da söylenebilir. Geçtiğimiz haftalarda TBMM’ye sunulan taslak metin (“Taslak “) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi.

Belirttiğimiz üzere, ülkemizde MASAK mevzuatı başta olmak üzere aslında kripto varlıkların regüle edilmesi noktasında önemli adımlar atılmış olmakla beraber, konunun salt kara para aklama ve terörizmin finansmanı boyutunun da ötesine geçerek özellikle kripto varlıklar açısından tüketici ve yatırımcının korunması açısından da adım atılması bakımından yapılan bu çalışmalar önem arz ediyor.

Biz de bu yazımızda Taslak ile getirilen yenilikleri konuya ilişkin uluslararası gelişmeler ve pratikte karşılaşılabilecek ihtiyaçlar perspektifinden inceliyoruz.

Taslak Ne Getiriyor?

Yeni Kanun Taslağı ile kripto varlık, kripto varlık alım satım platformu (“Platform “), kripto varlık saklama hizmeti ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları (“Hizmet Sağlayıcılar “) kavramları ilk defa tanımlı hâle geliyor. Taslak’a göre:

Taslağın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK”) sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklara ilişkin olarak düzenleme yapma yetkisine sahip olacak. Ödeme hizmetleri ve elektronik para mevzuatı kapsamında elektronik para olarak kabul edilen kripto varlıklara ilişkin olarak Merkez Bankası; sunulan bir ürün veya hizmete erişilmesini amaçlayan veya bunları temsil eden kripto varlıklara ilişkin olarak ise, Ticaret Bakanlığı, düzenleme yapabilecek.

Taslak’ta ayrıca sermaye piyasası araçlarına özgü haklar sağlayan kripto varlıklar ile platformlar nezdinde işlem görecek veya ilk satış ya da dağıtımı yapılacak kripto varlıklar dışında kalan kripto varlıkların Kanun’un hükümlerine tabi olmayacağı düzenleniyor. Yine Hizmet Sağlayıcılar da, düzenlemede kendilerine atıf yapılan hükümler dışında Kanun’un diğer hükümlerine tabi olmayacak.

Kripto varlıklarla yapılan her türlü işleme ilişkin kambiyo mevzuatındaki hükümler saklı tutuluyor.

Platformlar, Saklama Hizmeti ve Hizmet Sağlayıcılar Hangi Esaslara Tabi Olacak?

Taslak, önceki taslaklarda getirilen, yatırımcıyı korumayı amaçlayan geniş sorumluluk rejimini muhafaza ediyor. Hizmet Sağlayıcılar, hukuka aykırı faaliyetleri, teslim yükümlülüklerinde temerrüde düşmeleri ya da siber saldırı, teknik arızalar, operasyonel hatalar veya Hizmet Sağlayıcılar’ın çalışanlarından kaynaklanan suiistimaller sonucunda oluşan zararlar nedeniyle kripto varlık hizmet sağlayıcı mensupları kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde birincil olarak sorumlu olacaktır. Hizmet Sağlayıcılar’ın tazmin imkanı olmadığında ise kendilerine yükletilebildiği ölçüde Hizmet Sağlayıcılar’ın çalışanları zararlardan sorumlu tutulacak. Zarardan sorumlu tutulan gerçek kişiler hakkında SPK’nın talebi üzerine şahsen iflas kararı verilebilecek.

Tedbir ve Yaptırımlar

Taslak, izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen kişilerin üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağını düzenliyor.

İlaveten, SPK ödeme ve kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getiremediğini veya mali gücünün zayıfladığını tespit ettiği Hizmet Sağlayıcılar’ın mali yapılarının güçlendirilmesini istemeye, faaliyetlerini geçici olarak durdurmaya ya da faaliyet yetkilerini kaldırmaya yetkili oluyor.

Belki de en dikkate değer yaptırım ise, yurt dışında yerleşik Platformlar tarafından Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyet ve tanıtımda bulunulmasının izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılmasıdır. Buna göre, yurt dışında yerleşik platformlar Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunmak için SPK’dan izin almak durumunda olacak.

Yurt dışında yerleşik platformların Türkiye’deki yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini Taslak kanun olarak yürürlüğe girdiği tarihi takip eden üç ay içerisinde sonlandırması, aksi takdirde faaliyetlerinin izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti olarak değerlendirileceği öngörülüyor.

Halihazırda Hizmet Sağlayıcı olarak faaliyet gösterenler, kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde SPK’ya, faaliyet izni almak üzere gerekli başvuruları yapacakları veya müşterilerini zarara uğratmaksızın üç ay içinde tasfiye kararı alacaklarına ve tasfiye sürecinde yeni müşteri kabul etmeyeceklerine dair bir beyan sunmakla yükümlü olacak.

Öneriler ve Geliştirilmeye Açık Alanlar

Genel olarak Taslak’ta yer alan düzenlemelerin, kripto varlıklar normal bir sermaye piyasası aracı olarak düşünülerek yapılmış olduğunu değerlendiriyoruz. Fakat kripto varlıkların klasik sermaye araçlarından farklılık arz ettiği göz önünde bulundurulduğunda, Taslak ile getirilen düzenlemelerin icra edilebilirlik açısından etkinliğinin sağlanması zor olabilecektir. Zira burada işlem BİST gibi bir borsada değil, Binance ve Kucoin gibi global platformlarda gerçekleştirilecektir.

Bu noktada dikkat çekilmesi gereken hususlardan birisi de tıpkı ülkemizde silah kullanmanın ruhsata tabi olması ancak ruhsatsız silah kullanımının çok yaygın olması gibi, kripto varlıklara ilişkin faaliyetlerin klasik sermaye piyasası araçları gibi düzenlemeye tabi tutulması sebebiyle aşırı regüle (overregulation) edilmesi, hem kripto varlık hizmet sağlayıcıların ülkemizde kurulmasının önüne geçebilecek hem de hukuka aykırı borsaların yaygınlaşmasına sebep olabilecektir.

Kripto varlıkların karmaşık yapıları sebebiyle düzenlenmesi zor araçlar olduğu kuşkusuz. Uzun süren çalışmalar sonrasında AB, MiCA ile düzenleme noktasında önemli bir adım attı. Bu kapsamda MiCA’daki kategorizasyonun (varlık esaslı tokenler, e-para tokenleri ve diğer kripto varlıklar) takip edilmesi, hangi kategori için hangi hükümlerin uygulanacağının netleştirilmesi, uygulamadaki ihtiyaçların karşılanması ve AB ile ortak standardın yakalanması bakımından faydalı olacaktır. Yine MiCA’da yer alan ve varlığın hakları ve riskleri hakkında ayrıntılar sağlayan belgeler olan white paper hazırlanmasına ilişkin düzenleme yapılması zorunluluğunun da Türkiye’de örnek alınabileceğini değerlendiriyoruz.

Dikkate değer bir husus ise, Taslak’ta stablecoinlere ilişkin herhangi bir düzenleme yer almıyor olmasıdır. Aslında bu noktada, Taslağın kripto varlık çeşitlerini göz önünde bulundurarak düzenleme yapması gerektiğini vurgulamak isteriz.

Sektör için en önemli konuların başında gelen vergilendirmenin ise ayrı bir düzenleme ile yapılacağını anlıyoruz.

Düzenleyicilerin, ülkemizdeki diğer birçok hukuki düzenlemede olduğu gibi ülkemiz koşullarına uygun düştüğü ölçüde Avrupa Birliği düzenlemeleri göz önünde bulundurularak düzenleme yapılması düşünülebilir. Bu bakımdan MiCA’da yer alan birçok düzenleme Türkiye’deki kripto sektörünün gelişimi açısından rehber niteliğinde. Ancak, esasen bilginin çok kıymetli olduğu günümüz dünyasında kripto varlıkların ticaretine ilişkin yoğun düzenleme yapılması ve bunların klasik sermaye piyasası aracıymış gibi düzenlenmeye çalışılması bahse konu piyasanın ontolojik gelişimiyle çelişkili olabilecek ve ilgili yatırımcıların ülkemizde faaliyet göstermesini engelleyebilecektir. Oysa, bunun yerine daha liberal yaklaşımlarla kripto piyasasında varlık gösterenlerin ülkemizde aktif olarak faaliyet göstermelerine imkan sağlayacak daha soft düzenlemeler yapmak suretiyle, kripto varlıklar aracılığıyla dünyada yaşanan devrimden ülke olarak daha çok istifade etmek ve bu ticari faaliyetlerin merkezi haline gelmenin yaratabileceği fırsatlardan istifade etmeyi amaçlamak da konuya ilişkin düzenlemeler yapılırken göz önünde bulundurulabilecek bir diğer husustur. Her halükarda, blockchain teknolojilerine dayalı piyasa faaliyetlerinin ve buna dünya çapında verilen tepkilerin gelişiminin yakından takip edilmesi ve ihtiyaçlara özgü düzenlemeler yapılması elzem.

Bunu yapabilmek için de hali hazırda klasik sermaye piyasası araçları konusunda uzman olan SPK yerine, globaldeki yaklaşıma paralel şekilde, kripto varlıklar ile ilgili belki teknik ve iktisadi bilgiyi haiz uzmanlardan oluşan yeni bir otoritenin oluşturulması da düşünülebilir.

Bu konuda danışmanlık

Somut durumunuz için TRLAW enerji ve regülasyon ekibine yazabilirsiniz.

TRLAW ile iletişime geçin